Çinli araştırmacılar, deniz tabanından geleceğin alternatif enerji kaynaklarından biri olarak kabul edilen metan hidrat (yanan buz) çıkarmayı başardı.

Habere göre, okyanus ve denizlerin derinliklerindeki metan depolarının veya fosil tortular ile beslenen bakterilerin çıkardıkları metan gazı, uygun ısı ve basınçta suyla birlikte donuyor. Tutuşabilen bu buz türü geleceğin yakıt kaynakları arasında yer alıyor. Güney Çin Denizi’nde yer alan bir sondaj istasyonundaki operasyonla metan hidrat çıkarıldığı duyuruldu. Çin Toprak Kaynakları Bakanı Jiang Daming, “Potansiyel bir küresel enerji devrimini haber veren önemli bir olaya tanık olduklarını” söyledi. Japonya’da da benzer bir operasyon 4 Mayıs’ta Shima Yarımadası açıklarında yapılmıştı. Japonya, metan hidrat madenciliğini enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Çin ise bu fosil yakıtı, bütün ülkenin havasını kirleten kömür bazlı enerji santrallerinin yerine daha temiz bir enerji kaynağı olarak değerlendirmek istiyor.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), karasuları içinde ‘yanan buz’ olarak tanımlanan metan hidrat ile ilgili çalışma başlattı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), karasuları içinde ‘yanan buz’ olarak tanımlanan metan hidrat ile ilgili çalışma başlattı. TPAO Genel Müdürü Besim Şişman, Karadeniz’de metan hidrat potansiyelinin bulunduğunu belirterek, bu kapsamda bir ekip oluşturduklarını, ekonomik olarak bu kaynağa ihtiyaç olup olmadığının tespit edileceğini söyledi.

Deniz ve okyanusların derinliklerinde bulunan metan depolarının çıkardığı metan gazının, uygun ısı ve basınçta suyla birlikte donması ile oluşan ‘metan hidratlar’ geleceğin yakıt kaynakları arasında gösteriliyor. Dünyada geleceğin enerji kaynağı olarak bilinen ‘metan hidrat’ Türkiye’de de ön plana çıkmaya başladı.

TPAO Genel Müdürü Şişman, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, özellikle Karadeniz’de metan hidrat potansiyelinin bulunduğunu belirterek, şu anda bununla ilgili bir proje yürüttüklerini bildirdi. Karadeniz deniz tabanında araştırmaya başlayacaklarını kaydeden Şişman, “Bu kapsamda bir ekip oluşturduk. Üniversite ve enstitülerle çalışmayı yürütüyoruz. Metan hidratın enerji ihtiyacımızı karşılayıp karşılamadığını araştıracağız. Bunun ekonomik boyutunu inceleyeceğiz” diye konuştu.

Japonlar da  üretmeyi başardı

Şişman, metan hidratla ilgili dünyada henüz uygun bir teknolojinin geliştirilmediğini, sadece Japonya’nın konuyla ilgili çalışma yaptığını kaydederek, araştırmayı dünyanın gerisinde kalmamak için yürüttüklerini bildirdi. Üçüncü önemli alternatif gaz olarak da bilinen metan hidratı Japonlar ilk kez üretmeyi başardı. Bu gazlar deniz tabanında katılaşmış halde bulunuyor. Petrole benzer bir sondajlama yöntemiyle çıkarılıyor.

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Karadeniz’deki aramalar sırasında çok geniş bir yüzeyde 50 cm kalınlığında metan hidrat bulunduğunu belirterek, “Türkiye’nin Karadeniz’deki metan hidrat gazını çıkarmak için yeterli teknolojisi ve bu teknolojiyi elde edecek çalışması yok. Ancak işbirliklerine hazırız. Karadeniz’de çok ciddi bir rezerv var. Şirketlere yatırımlara açık olduğumuzu söyledik. Onları yatırım yapmaya çağırıyoruz. Biz, bu zemini hazırlarız. Karadeniz’deki metan hidrat gazını ortaklık payı ile çıkarabiliriz” açıklamasını yapmıştı.

Metan hidrat nedir?

Metan hidrat, metan ve suyun birleşiminden oluşan temel bileşenleri; oksijen, hidrojen, azot, karbondioksit, metan, doğalgaz, argon, kripton ve xenon olan bir bileşik. Deniz tabanın altında katı halde bulunuyor. Doğalgazdan 6 kat daha az hacim kaplayan metan hidratı şu anda sadece Japonya deneme amaçlı üretiyor.

Prof. Dr. Naci Görür, TPAO’yu eleştirmişti

Prof. Dr. Naci Görür, Marmara Denizi’nin dibinde donmuş metan gazı olduğunu belirterek, bunların incelenmesi gerektiğini söylemişti. Görür, “Trakya’nın doğalgazı ve petrolü Marmara’nın dibinde telef oluyor. Bu faylar kesmiş, kapanları kırmış. Buranın doğalgaz ve petrol potansiyelini belirleyip TPAO’ya bildirdik, ‘İlgilenmiyoruz’ dediler. Marmara’nın tabanında gaz hidrat bulduk. Bu ‘donmuş metan’ demek. Yaktığınız zaman yanıyor. Marmara’nın tabanı gaz hidratlarla dolu. Araştırılması lazım. Deniz tabanından kaya örnekleri aldık. ‘Nabzı ölçebilmek’ için deprem ölçer aletleri yerleştirdik. Sonuç şu; Marmara bir deprem denizidir. Tabanında İstanbul’u çok ciddi vuracak, binlerce insanımızın can ve mal güvenliğini tehdit edecek canlı bir fay sistemine sahiptir” demişti.